Dijital dünya ile ilgili doğru bilinen yanlışlar

Dijital hurafelere dikkat!

Hepimizin artık birer dijital birey olduğunun farkında mısınız? Kimimiz sosyal medya kullanıyor, kimimiz dijital bankacılık. Kimimiz yeni medya ile gündemi takip ediyor, kimimiz ise işini dijitalleştiriyor. Anlayacağınız, dijitalleşme günümüzde bir gereklilik haline geldi. Dolayısıyla dijital dünyayı doğru bir şekilde kullanmak büyük bir avantaj doğuruyor. Diğer yandan ise dikkat etmemiz gereken bir nokta var; dijital dünyanın yanlışları konusunda bilgi sahibi olmak, dijital dünyanın doğru kullanımının ilk adımı olarak karşımıza çıkıyor. Peki, dijital dünyada doğru bilinen yanlışlar neler? Bir göz atmaya ne dersiniz?

Sosyal medyada dijital güvenliği sağlamak mümkün

Ülkemizde toplamda 54 milyon sosyal medya kullanıcısı bulunuyor. Toplamda 81 milyon olan nüfusu göz önüne alındığında, bu rakam dudak uçuklatıyor. Yani nüfusumuzun 3’te 2’si sosyal medya kullanıcısı ve birer dijital birey. Bu sayı, iş dünyasının gözünden kaçmıyor ve iş dünyası aktif kullanıcı sayılarını da göz önünde bulundurarak işletmelerini sosyal medyaya taşıyor. Evet, dijital dünya ile ilgili doğru bilinen ilk yanlışımıza geldik. “Sosyal medyaya güven olur mu?” diyenleri duyuyor gibiyim. Evet, olur. Doğru bir biçimde güvenlik ve gizlilik ayarlarınızı yaptığınız takdirde olur. Ayrıca hesabınızı farklı doğrulama yöntemleri ile de ekstra korumaya alabilirsiniz. Doğru ayarlar ile dijital güvenliği sağlamak mümkün.

Mobil cihazlar hem akıllı hem de güvenli

doğru bilinen yanlışlar mobil uygulamalar cep telefonu

 

Akıllı mobil cihazlarımızı neredeyse günün tamamında yanımızdan ayırmıyoruz. Hatta bazılarımız sabah uyanır uyanmaz ilk olarak mobil cihazını eline alıyor. Taşınabilir olması ve dijital dünyaya girişi çok kolay bir şekilde sağlaması, mobil cihazları önemli kılıyor. Peki, mobil cihazlar için doğru bilinen yanlışlar neler? Mobil güvenliğimizi nasıl sağlarız? Gelin, birlikte bakalım. Mobil mağazalardan indirilen mobil uygulamalar güvenlik duvarını aşamadığı takdirde uyarı vermeye başlıyor. Bu durum yaşandığı zaman ise uygulamalara yönelik bir güvensizlik oluşuyor. Ancak bütün uygulamaların içerisinde virüs taşıdığı, verileri sızdıracağı korkusu artık tamamen yanlış bilgiler arasına girmeli. Çünkü günümüzde kullanılan güvenilir mobil anti-virüs programları ve telefonunuzun markasının geliştirdiği uygulamalar mevcut. Bu uygulamalar, mobil cihaza tanımı yapılan şifreleri, parmak izlerini, yüz tanıma sistemlerini ve bunun gibi birçok bilgiyi kayıt altında tutuyor ve veri sızıntılarını engelliyor.

Dijital bankacılık ile ilgili ön yargılarınızı kırın

Dijital bankacılık, herhangi bir şubeye gerek duymadan mobil sistem ile parasal işlemelerin hayata geçirilmesinde etkili olan yeni sistem olarak tanımlanıyor. Dijital bankacılık ile birlikte kişiler ve işletmeler verilerini internet sitemleri üzerine kaydetmeye başladılar. Dolayısıyla en fazla güven duyulmayan alan dijital bankacılık olarak gözlemleniyor. Güvenlik açığının olduğu, bilgi sızımının işletmeleri ve kişileri tehlikeye sokacağı yönünde birçok yanlış bilgi yayılmaya başladı bile. Ancak güvenlik duvarlarını olası saldırılara karşı güçlendiren bankalarda veri sızdırılması, para kaybı gibi olumsuz durumlar yaşanmıyor.

İnsanlığın sonunu getirmeyecekler

Son dönemlerin trendi olan ve çalışmalarına hız verilen yapay zeka konusu, birçok sansasyonel görüşü de beraberinde getirdi. Teknoloji dünyasının tanıdık simaları da zaman zaman bu konular ile ilgili sosyal medyadan paylaşımlar yapıyor ve görüşlerini bildiriyor. Yapay zekâ ile ilgili iki hâkim görüş var. Bunlardan birincisi yapay zekânın dünyayı ele geçireceğini iddia ederken, ikincisi ise böyle bir şeyin olmayacağını ve yapay zekânın hayatımızı kolaylaştıracağını dile getiriyor. Bu tartışma daha da uzayacak gibi duruyor. Ancak son dönemde teknoloji dünyasının gözbebeği olan “Nesnelerin İnterneti” kavramı oldukça kritik bir nokta. Çünkü 2025 yılına gelindiğinde 50 milyardan fazla cihazın internete erişim sağlayacağı öngörülüyor. Nesnelerin kendi aralarında oluşturdukları dijital dil ve iletişim sistemi hayatımızı birçok açıdan kolaylaştıracak.

Özetlemek gerekirse, bu yaygın doğru bilinen yanlışlar aksini iddia etse de, gerekli güvenlik önlemlerini aldığınız ve güvenilir markalarla çalışmaya dikkat ettiğiniz sürece dijital dünyanın avantajlarından rahat bir şekilde faydalanabilirsiniz. Kulaktan dolma bilgiler yüzünden yeni teknolojilerin sizi korkutmasına izin vermeyin.

Fotoğraf David Guenther , Unsplash aracılığıyla.

TED Ankara Koleji’nde lise eğitimini tamamladıktan sonra Bilkent Üniversitesi İşletme Bölümü’nden 1999 yılında mezun olan Murat Erdör finans, hizmet, enerji ve dijital sektörlerde yerli ve yabancı birçok şirkette çalıştıktan sonra kurumsal hayata ara verip Me Consultancy adlı firmayı kurdu. Kariyerine “dijital dönüşüm danışmanı” olarak devam eden Erdör, aynı zamanda “Bilgi Paylaştıkça Güzel” temalı www.muraterdor.com adlı web sayfasıyla farklı konularda sektöre katkıda bulunuyor.