Hosting türleri: Paylaşımlı, VPS ve kiralık hosting arasındaki farklar nelerdir?

Hosting paketlerinin farklarını öğrenin

Konu hosting satın alma olduğunda, hosting türleri arasından hangisinin müşterileriniz için uygun olduğunu bilmek zor olabilir. Sonuçta, trafik, bütçe ve güvenlik ihtiyaçlarına uygun bir hosting planı seçmeniz gerekiyor.

Neyse ki her hosting seçeneğinin farkını bariz bir şekilde belli eden birkaç özellik var. Dahası, bu farkları anlaması da kolay olduğundan, zamanı geldiğinde müşterilerinize zorluk çekmeden açıklayıp sunabilirsiniz.

Bu yazıda, üç farklı hosting türünün (paylaşımlı, VPS, kiralık) temelleri hakkında size rehberlik edeceğiz. Ayrıca, e-ticaret gibi özelliklere hangisinin daha uygun olduğu da dahil olmak üzere, her birinin artılarına ve eksilerine değineceğiz. Hadi başlayalım!

Hosting türleri arasındaki farklar

Başlamadan önce, hosting’in ne olduğuna dair temel bilgilerin zaten bildiğinizi varsaydığımız belirtmek istiyoruz. Onun yerine daha ayrıntılı unsurları tartışacağız. Genel olarak hosting türleri arasındaki ana farklardan bazıları şöyle:

  • Sunucu alanı: Bu (tabii ki) sunucunuzun boyutudur ya da ne kadar sabit disk alanına sahip olduğunuz da diyebiliriz.
  • Sunucu yapılandırması: Bu, web sitenizin hızını ve güvenliğini etkiler. Her sitenin temel güvenlik önlemlerine sahip olması gerekir, ancak bazı sitelerin hassas verileri korumak için daha sıkı önlemlere ihtiyacı vardır.
  • Bellek: Genel olarak, siteniz ne kadar büyükse ve ne kadar hızlı yüklenmesini istiyorsanız, o kadar fazla belleğe ihtiyacınız olacaktır.

Bununla birlikte, yukarıda saydıklarımızın tümü eşit olsa bile hosting türleri bazı doğal farklılıklar da içerir. Bunların ne olduğuna daha sonra göz atacağız.

Yönetilebilir hosting ve yönetimsel olmayan hosting

Devam etmeden önce biraz da yönetilebilir hosting ve yönetimsel olmayan hosting seçeneklerinden bahsetmek istiyoruz.

Hiç fikri olmayanlar için, yönetimsel olmayan hosting, tüm sunucu bakım işlerinden sizin sorumlu olduğunuz hosting anlamına geliyor. Tersi olarak, hosting sağlayıcınızın sizin adınıza sunucunun bakımını üstlendiği türe de yönetilebilir hosting deniyor.

İlki, özel bir IT ekibi bulunan müşteriler için idealdir. Ayrıca yönetimsel olmayan hosting sunucunuzun performansı üzerinde daha fazla kontrol sahibi olmanıza olanak verir. İkincisi ise, daha küçük veya teknik bir ekipleri olmayan müşteriler için uygundur.

Tabii, sunucuyu yönetmek sizin işiniz ise burada ayrım biraz bulanıklaşabiliyor. Örneğin, yönetilebilir bir hosting planı ile çalışabilir ya da yönetimsel olmayan bir hosting planı kullanarak sunucunun her yönünü kendiniz yönetebilirsiniz. Aslında burada seçim, müşteri bütçesine ve zamana bağlı.

Şimdi asıl konumuza dönelim. Artık her bir hosting türünü inceleyebilir ve hosting türleri arasındaki farklardan bahsedebiliriz. En popüler seçenek ile başlıyoruz:

Paylaşımlı hosting

Basitçe söylemek gerekirse, paylaşımlı hosting tek bir sunucuda birden fazla web sitesinin barındırır. Genellikle bloglar gibi küçük kişisel siteleri olanların ya da henüz başlangıç aşamasında olan ve bütçesi az olan sitelerin seçtiği plandır.

Ancak maliyetleri az olsa da, paylaşımlı hosting planlarının özellikle güvenlik konusunda bazı dezavantajları bulunur. Riskler az olsa da, paylaşımlı hosting sitenizi tamamen koruma altına almayı zorlaştırabilir.

Ayrıca paylaşılan siteler kök erişimi olanağı da sunmaz, bu nedenle güvenlik duvarı (firewall) ekleme gibi belirli sunucu yapılandırmaları konusunda kısıtlamalar içerir. Ancak, aynı işi yapan üçüncü taraf bir çözüm satın alabilirsiniz.

Başka bir olumsuz taraf ise, paylaşılan bir sunucudaki bellek, o sunucudaki tüm sitelere paylaştırıldığı için, site hızlarının nispeten düşük olmasıdır. Örneğin aynı sunucudaki bir site yoğun bir trafik akışı ile karşı karşıyaysa, sizin sitenizdeki hizmet geçici olarak gecikebilir. Bu özellikle e-ticaret siteleri için kötü bir durumdur, çünkü site hızı e-ticaret işletmeleri için çok önemlidir.

Genel olarak, bir site kredi kartı verileri gibi hassas bilgileri işleyecek ise paylaşımlı hosting’den kaçınmanızı öneririz.

Sanal sunucu (VPS)

VPS, paylaşımlı hosting ile kiralık sunucu (buna birazdan değineceğiz) arası bir yerdedir diyebiliriz. Hem uygun maliyetli bir çözümdür, hem de sunucu üzerinde daha esnek bir yetkiniz vardır.

Kısaca, VPS siteleri genellikle bir sunucuyu paylaşır, ancak ser site diğerinden bağımsız olarak sanal alanlara ayrılır ve kendilerine özel kaynakları vardır. Böylece sunucu alanınızı da yapılandırma özgürlüğüne sahipsinizdir (yine de kısıtlamalar var tabii).

Tahmin edebileceğiniz gibi, VPS paylaşımlı bir alan kullanıyor olsa da klasik bir paylaşımlı hosting planından biraz daha pahalıdır.

Bununla birlikte, VPS kök erişimi sunduğundan (ve sitelerin alanları ayrı olduğundan) paylaşımlı hosting’den daha güvenlidir.

Elbette VPS kullanmak için biraz teknik bilgi birikimine sahip olmanız gerekiyor, ancak yönetilebilir bir hosting planı seçerseniz bu durumu biraz hafifletebilirsiniz.

VPS, sağlam bir plana ihtiyaç duyan ancak henüz kiralık bir sunucu gerektirecek kadar büyük olmayan işletme siteleri için mükemmeldir. Ancak VPS’in, hosting planındaki bant genişliği sınırlarına sadık kalamayacak kadar büyük işletmeler için ideal olduğunu söyleyemeyiz.

Kiralık sunucu hosting’i

Son olarak, sıra kiralık sunucu hosting’ine geldi. Adından da anlaşılacağı gibi, burada sunucunun tamamı, tüm kaynaklar dahil olmak üzere, sadece sizin web siteniz için ayrılmıştır. Bu kaynakların daha iyi olduğunu göreceksiniz ancak maliyetleri ile de beraber gelirler.

Bununla birlikte, plan bütçe dahilinizde ise, iyi yapılandırılmış bir kiralık sunucu mümkün olan en iyi güvenliği sağlar. Bunun en açık nedeni de, sunucuda performansınızı etkileyecek başka sitelerin bulunmayışıdır.

Tabii VPS gibi, kiralık sunucu da teknik bilgiye sahip olmanızı gerektirir. Genellikle sunucunuzu kendiniz yapılandırmanız gerekir (ancak yönetilebilir hosting seçeneği de mevcuttur). Ücretler de biraz pahalı olabilir, ancak aldığınız esneklik ve güç göz önüne alındığında bu anlaşılabilir bir durumdur.

Bu nedenle, kiralık bir sunucu yüklenme sürelerinin çok önemli olduğu kurumsal düzeydeki siteler ve işletmeler için idealdir. Hatta diğer hosting türleri ile karşılaştırıldığında, başka bir seçenek olmadığını bile söyleyebiliriz. Kiralık sunucu hosting planları daha fazla alan ve sunucu kapasitesi içerdiğinden, büyük web siteleri için mükemmel bir seçenektir.

Sonuç olarak

hosting türleri renkli evler

Hem müşterilerinizin hem sizin, hangi hosting türlerinin onların ihtiyaçlarını karşılayabileceği konusunda kafa karışıklığı yaşayabilirsiniz. Herhangi bir hosting planında çeşitli düzeylerde destek, bellek ve sunucu büyüklüğü düzenlemeleri yapılabilir, ancak yine de hosting türleri arasında elle tutulur farklar vardır.

Bu yazıda üç ana hosting planını inceledik. Ne konuştuğumuzu hızlıca özetlersek:

  • Paylaşımlı Hosting. Bu seçenek büyük olasılıkla çoğu işletme için yeterli olmayacak. Kişisel bir proje gibi daha küçük çaplı bir iş yönetmiyorsanız, müşterilerinizi başka bir plana yönlendirmek daha iyi bir seçim olabilir.
  • VPS Hosting. Bu plan, paylaşımlı hosting’in uygun maliyetini, ek bir güvenlik katmanı ve size özel ayılmış bir bellek özelliği ile birleştirir. Orta ölçekli işletmeler ve daha mütevazı ihtiyaçları olan müşterileriniz için tutarlı bir site performansı sağlar.
  • Kiralık Hosting. Bu, sitenin trafik seviyesinin çok fazla kaynak gerektirdiği büyük ölçekli işletmeler için mükemmel bir seçenektir. Kiralık hosting, hassas verileri yöneten web siteleri için de iyi bir çözümdür.

Genel olarak hosting ve hosting türleri hakkında daha fazla bilgi için bu yazımıza da göz atabilirsiniz.

Fotoğraf freestocks.org , Unsplash aracılığıyla.