Sosyal medya reklamları: yatırım yapmanız için 3 neden

Sosyal varlığınızı verimli kullanıyor musunuz?

Sosyal medya reklamları, günümüzde artık hepimizin bildiği bir kavram. Sosyal medya da ilk zamanlarından bu yana çok yol kat etti: dünya genelinde 2,5 milyar kullanıcı ve 41 milyar dolarlık reklam gelirleri ile sosyal medyanın artık bir hevesten çok fazlası olduğunu söyleyebiliriz.

Tabii ki bu müşterilerinizin aynı zamanda sosyal medya kullanıcıları olduğu anlamına geliyor. Dijital varlıklarını sosyal medya kullanımı ile geliştirmeyen işletmeler müşterilerine erişim konusunda çok büyük bir fırsatı kaçırıyor. İşletmenizi, sosyal medya üzerinden organik bir şekilde de pazarlayabilirsiniz ancak halihazırda içerik paylaşıyor, mevcut ve potansiyel müşterilerinizle iletişime geçiyorsanız ücretli sosyal medya reklamları da işinize yarayabilir.

Sosyal medya reklamları ve bunun için yapılan yatırımlar söz konusu olduğunda, eMarketer’ın araştırmasına göre Facebook başı çekiyor ve ikinci sırada ise Twitter yer alıyor. Diğer yandan, Instagram da diğer sosyal ağlara göre ortalama 2,8 kat daha yüksek yanıt verme oranı ile sosyal medya reklamları alanında atağa geçiyor.

Ancak bir platformun en büyüğü olması, sizin için doğru platform olduğu anlamına gelmiyor. İçeriğiniz, müşterileriniz ve bütçenizi göz önünde bulundurarak gerekli araştırma ve analizleri yapıp, işletmeniz için hangi platformun en uygun olacağına karar verebilirsiniz.

Sosyal medya reklamları konusunda hâlâ ikna olmaya mı ihtiyacınız var? Onlara bir şans vermeniz için üç nedeni sizin için derledik:

1. Sosyal medya reklamları ile hedef kitlenize ulaşın

Sosyal medya reklamları kullanımı için harekete geçtiğinizde göreceksiniz ki hedeflemek istediğiniz demografiği seçebiliyorsunuz. Bu seçimlerinizi oldukça spesifik bir şekilde de yapabiliyorsunuz. Hedef kitlenizi yaş, lokasyon, cinsiyet ve kariyer gibi alt başlıklara da ayırabiliyorsunuz. Diğer yandan kişisel ilgi alanları, kariyerleriyle ilgili ayrıntılar ve beğendikleri sayfalara göre de hedefleme yapabiliyorsunuz. Bu da içeriğinize yanıt verme şansı yüksek olan kişileri hedefleyebildiğiniz anlamına geliyor.

Günümüzde insanlar online ortamlarda daha kişisel deneyimler arıyorlar ve bu doğrultuda tüketmek istedikleri içerik konusunda (ki buna sosyal medya reklamları içerikleri de dâhil) seçici davranıyorlar. Bu da Facebook gibi platformlara hedef kitlenizin spesifik verilerine ulaşma fırsatını sunuyor. Bu sayede, özellikle geleneksel reklamcılığa oranla sosyal medya reklamları daha verimli ve uygun maliyetli oluyor. Bunlara ek olarak, işletmenizin dijital pazarlama faaliyetleri için hedeflerini de belirleyebiliyorsunuz; örneğin, web sitenize daha fazla trafik çekmek mi istiyorsunuz? Marka bilinirliğini artırmak mı istiyorsunuz? Her bir reklamın hedefiniz doğrultusunda optimize edilmesi ile organik faaliyetlerinizin ötesine geçerek, potansiyel müşterilerinize erişebilirsiniz.

Araştırma yaparak, hangi kitleye ulaşmak istediğinizi netleştirmelisiniz. Sonrasında emin olun ki sosyal medya reklamları onlara ulaşmanızı sağlayabilir.

sosyal medya reklamları hedef kitle

2. Potansiyel müşterilerinize ulaşın

Organik sosyal pazarlama, marka bilinirliği ve güvenilirliğini oluşturmanın etkili yollarından biri. Ancak bu durumda işin çoğu içeriğinizin kalitesine kalıyor ki insanlar onları paylaşıp, mesajınızı yaymak istesin. Tabii bir yandan da ücretli sosyal medya reklamları veren işletmelerle yarışıyor oluyorsunuz ve haliyle onlar hedef kitlenize sizden daha önce erişmiş oluyor.

Ücretli sosyal medya reklamları sizi direkt olarak hedef kitlenize ulaştırıyor. Bu, işletmenizi tanımayan veya akıllarında tutmayan insanların karşısına çıkmanın etkili bir yolu. Eğer organik içeriğinizi görmüş, etkileşime geçmiş kişileri yeniden hedeflemek isterseniz de daha çok satış odaklı bir mesaj verebilir ve hatta o ana kadar reklamlarınızla etkileşime geçmiş kitleye benzer özelliklere sahip olan yeni kitleleri de hedefleyebilirsiniz.

Hangi sosyal medya platformunu seçerseniz seçin, rekabetin oldukça yüksek olduğu bir ortamda faaliyet gösterdiğinizi unutmamanız gerekiyor. Bu nedenle içeriğinizin kalitesi ve hedef kitlenizin ilgi alanlarına uygunluk seviyesi etkileşim oranlarınızı büyük oranda etkileyecektir.

Kalabalıktan sıyrılarak, potansiyel bir müşterinin bir-iki saniyeliğine de olsa sizin içeriğinize odaklanmasını sağlamak kolay bir iş değil.

Sosyal medya reklamlarının en büyük avantajlarından biri, reklamların organik içeriklere kusursuz bir şekilde entegre edilebilmesi. Örneğin, Facebook ve Instagram’da ücretli ve ücretsiz arasındaki tek küçük fark, ücretli içeriğin bir köşesinde “Sponsorlu” ibaresinin çıkması. İçeriğiniz, organik paylaşımlar gibi insanların haber akışında yer alıyor ve onun tıklanmaya değer bir içerik olup olmadığını belirlemek de tamamen sizin elinizde.

3. İçeriğinizin tanıtımını yapın

Organik sosyal pazarlamayı gizliden gizliye tanıtım yapmak olarak görürsek, ücretli sosyal medya reklamları sokakta “bakın bende ne var!” diye bağırarak koşmaya benziyor. Buradan çıkarılması gereken sonuç şu: sokaklarda bağırarak koşmak, uğrunda bağırmaya değer bir şey varsa mantıklı olabilir. Eğer şahane bir içerik üretmek için zaman ve para harcadıysanız ancak söz konusu içerik hedef kitleniz tarafından görülmüyorsa, yeteri kadar çalışmıyor demektir.

Organik aramalarda tanıtımını yaptığınız kaliteli içeriklere bağlantı vererek daha fazla insanı çekebilirsiniz. Gördüklerini beğenirlerse sizinle etkileşime geçme şansları daha da artar. Yorum yazarlar, soru sorarlar ve hatta içeriğinizi kendi ağlarında paylaşırlar.

Tabii ki insanlar içeriğinizi görüntülediği zaman etkileşimlerini takip edebilir ve içeriğin ne kadar etkili olduğunu ölçümleyebilirsiniz. Eğer verimli bir içerikse, alkışlar! Aynen böyle devam edin. Değilse de üzerinde biraz daha çalışmanız gerekebilir.

Fotoğraf Patrick Tomasso, UnSplash aracılığıyla.

Selina Bieber
İstanbul’da çalışan Selina, GoDaddy’nin Türkiye ile Ortadoğu ve Kuzey Afrika’yı yöneten ekibin bir parçası olarak GoDaddy markasını büyütmeye odaklanıyor. Pazarlama iletişimi geçmişine sahip olan Selina, küçük işletmeler, girişimcilik ekosistemi ve rekabette önde olabilmek için dijital teknolojilerin avantajlarının kullanılmasına odaklanıyor. Selina, GoDaddy’e katılmadan önce Türkiye’de Facebook, VeriSign ve Euler Hermes’in PR çalışmalarına liderlik etti. Sonrasında ise Amsterdam’da çalışan Selina, bir doğalgaz projesinin Avrupa bölgesindeki medya ilişkilerini yürüttü. Kendini gurme ilan eden Selina, aynı zamanda seyahat bağımlısı.