Web Sitesi Kurarken Kaçınmanız Gereken 7 Hata

Web Sitesi Hataları

İşletmeniz için bir web sitesi kurmak büyük bir görev. Yapacağınız tüm reklam ve pazarlamanın ötesinde esas sanal vitrininiz web sitenizdir. İlk web sitenizi kurmak gibi, yardım için bir tasarımcı tutmak da zorlayıcı olabilir. Bu anlaşılır bir şey.


Kaçınmanız gereken yaygın web sitesi hatalarını bilmek siz ve tasarımcınızın doğru yolda ilerlemenizi sağlayacaktır.

1. Sosyal medyaya aşina olmayan bir tasarımcı seçmek

Uzun zaman önce, sosyal medya yokken (veya daha çok yeniyken), iyi bir web tasarımcısı kod bilgisi olan ve işini iyi bilen biriydi. Fakat, web tasarımcınız, sosyal platformlarınız ile entegre bir site kuracaksa, artık KESİNLİKLE sosyal medya trendlerine hakim olmalı. Müşterilerinizin kolayca, tek bir tuşla ürün ve içeriğinizi paylaşabilmelerini istersiniz. Nerede ve hangi sosyal medya platformlarında olduğunuzu ve paylaşımların bir kısmını sitenizde de görebilmeliler. Sizin işletmeniz sosyal medyada aktif değilse bile dünyanın çoğu aktif. Sizi paylaşmalarını kolaylaştırın!

2. Blog eklemeyi unutmak

Yeni bir web sitesine blog koymamaktaki en yaygın bahane, “Ama güncellemeye zamanım olmaz!”dır.

Blog yazmak (veya iş dünyasında, içerik pazarlama) internette yetki sahibi olmak için en etkili yöntemlerden biri. Hem Google için web sitenizi sıralamakta daha iyi bir fırsat sağlar, hem de müşterilerinize kaynak ve tavsiye sağlarken, ürün ve hizmetin yanı sıra paylaşacak başka içerik verir. Nasıl  bir iş yürütürseniz yürütün, blog planınızın bir parçası olmalı.
İyi bir tasarımcı temel (daha iyisi uzman) içerik pazarlama bilgisine sahip olmalı. Paylaşımları kolay bulunabilecek şekilde organize edebilmeli ve insanların kolayca okuyup paylaşabileceği formatları bilmeli.

3. Blogu, web sitesinden farklı bir URL’de paylaşmak

 

Tasarımcınız WordPress kullanıyorsa, web siteniz ve blogunuz sorunsuz bir şekilde aynı URL’de bulunabilir. Eğer büyük bir siteniz olacaksa WordPress multi-site veya bir subdomain kullanabilirsiniz. Aklınızda bulunsun, eğer yeni başlıyorsanız, blogunuzun web sitenizden ayrı olması Google sıralamanız için iki kat iş demektir. Web sitenizi ve blogunuzu tek bir yerde toplamak hem güncellemeyi kolaylaştırır hem de daha etkili ve hızlı ilgi çekmenizi sağlar.

4. Tasarım sürecinde mobil uyumluluğu gözden kaçırmak

Tasarımcınızın (ve sizin) tüm web sitesi revizyonlarını ve planlamalarını masaüstü ekranını düşünerek yapmanız oldukça normal. Fakat bu trend birkaç ay içinde değişecek. Google, 21Nisan’a kadar mobil olmayan sitelere ceza uygulanacağını duyurmuştu. Tasarımcınıza mobil uyumlu site tasarlayabilecek mi diye sorun. Önce bütün siteyi mobil görünüme göre tasarlayıp daha sonra masaüstü görünümünü desteklemeyi düşünebilirsiniz.
Mobil internet aramalarının masaüstünü geçeceği ön görülmekte –ve bu trendin doğru tarafında olmak isteyeceksiniz.

Eğer sitenizi kurduysanız, mobil uyumlu olup olmadığını buradan test edebilirsiniz.

5. Kaynak olarak hizmet vermek yerine tanıtıma odaklanmak

“Bir fikrim var: işimizle ilgili muhteşem olan her şeyi tanıtan, övünen bir site hazırlayalım!”

Ön plana çıkarmak istediğiniz şeyler, okuyucularınız ve müşterilerinizin görmek veya duymak istediği şeyler olmayabilir. Neden muhteşem olduğunuzu, ürünlerinizi, fiyatlarınızı anlatacak şekilde web sitenizi tasarlamak cezbedici olabilir. Tüm bunlar web sitenizde olmalı da, fakat müşteri gibi düşünmeniz gerek.

Eğer bir fotoğrafçı iseniz web sitenizin ortasında yardımcı kaynak linki bulundurmalısınız. Ücretsiz PDF indirmek için, blogunuz için veya başka sitelere yönlendiren bir link olabilir. Böylece, web sitenizi müşterilerinize yardım edecek ve sorunlarını çözecek şekilde tasarlarsanız, müşterileriniz markanıza karşı bir güven duygusu besleyecektir. Ödüller, görüşler, yorumlar sitenizde bulunması gereken önemli noktalar fakat tek başlarına yetmeyecekler. Önce müşterilerinize yardım edin, gerisi gelecektir.

6. E-posta listesi hazırlamamak

E-posta hala potansiyel müşterilere ulaşmanın başlıca yolu. Web sitenizde, ziyaretçilerinizin  özel indirimler, kampanyalar gibi fırsatlar için e-posta adreslerini girebilmeleri için kolay bulunan bölümler olmalı. Birden fazla yerde kayıt formu bulduğundan ve bu formların mobil uyumlu olduğundan emin olun. Ziyaretçilerinizden isim, adres gibi fazladan bilgi istemeyin. Tek ihtiyacınız bir e-posta adresi.

7. Fazlalık

Yeni işletme web sitelerindeki 1 numaralı problem: Fazlalık. Fazla yazı, fazla seçenek, fazla kenar kutusu veya plug-in. Yine, web sitenize giren potansiyel müşteri gibi düşünmek çok önemli. Çoğu insan belli bir siteye girdiklerinde ne arar?

  • İletişim bilgisi
  • Kısa bir misyon veya “hakkımızda” yazısı
  • Ürün ve hizmetlerinizi organize bir şekilde görüntülemek
  • Sorunlarını çözmeleri veya karar vermeleri için ücretsiz kaynak.

Tasarımcınızın (veya sizin) her tasarım fikrini yukarıdaki görevlere uyuyor mu diye kontrol edin. Sektörel basın bültenleri veya haberler genelde buna uymaz. Veya şirketinizin tüm tarihini anlatan Hakkımızda sayfası.

Sade, etkilidir

Çoğu küçük işletme sade, temiz bir web sitesinin ne kadar etkili olabileceğine şaşırır. Bu web sitenizin taslak gibi görünmesi gerektiği anlamına gelmez. Şu anlama gelir: Yaptığınız her şeyde, müşterilerinizi tasarım sürecinin merkezine koyun.

Fotoğraf VisualHunt, VisualHunt / CC0

Selina Bieber
İstanbul’da çalışan Selina, GoDaddy’nin Türkiye ile Ortadoğu ve Kuzey Afrika’yı yöneten ekibin bir parçası olarak GoDaddy markasını büyütmeye odaklanıyor. Pazarlama iletişimi geçmişine sahip olan Selina, küçük işletmeler, girişimcilik ekosistemi ve rekabette önde olabilmek için dijital teknolojilerin avantajlarının kullanılmasına odaklanıyor. Selina, GoDaddy’e katılmadan önce Türkiye’de Facebook, VeriSign ve Euler Hermes’in PR çalışmalarına liderlik etti. Sonrasında ise Amsterdam’da çalışan Selina, bir doğalgaz projesinin Avrupa bölgesindeki medya ilişkilerini yürüttü. Kendini gurme ilan eden Selina, aynı zamanda seyahat bağımlısı.